|
Erdem
Holding Yönetim Kurulu Başkanı
Dr. Zeynel
Abidin Erdem
Tecrübelerimi
ülkemin hizmetine sunmaktan gurur
duyuyorum

Devlet Onur Nişanları, ulusal-uluslararası
derneklerin üyelikleri, başkanlıkları
Tüm bu
sıfatlar, Zeynel Abidin Erdemin başarılı
işadamı kimliğinin yanı sıra sahip olduğu diğer
unsurlar. Erdem Holding çatısı altında
buluştuğumuz Zeynel Abidin Erdem ile sohbetimiz
iş dünyası ile sınırlı kalmadı. Konu konuyu
açtıkça ortaya oldukça renkli bir sohbetin
çıktığı röportajımızda Zeynel Beyin spor
tutkusunu da konuştuk
Güzel bir günde, Erdem Holdingin kapısından
nazik bir karşılamayla içeri girdik.
Çalışanlarının nezaketine bakınca, her zaman
ismini duyduğum ancak ilk kez tanışacak olduğum
Zeynel Beyin nasıl bir yapısı olduğunu
düşünmeme gerek kalmadı. Bizi çok güzel bir
şekilde ağırlayan Zeynel Bey, önceden sadece ön
bilgi olsun diye kendilerine yollamış olduğum
soruların cevaplarını, titizlikle hazırlanmış
bir dosya halinde sunmasıyla, beni inanılmaz
mahçup etti. Gerisi mi? Unutulamayacak çok özel
bir sohbet...İşte Erdem Holding Yönetim Kurulu
Başkanı Dr. Zeynel Abidin Erdem ve tüm
cevapları;
Köklü bir kuruluş
Erdem Holding, 1965 yılında, kimya ana girdileri
temsilciliği ile başladığı yola bugün,
telekomünikasyon, bilgi işlem çözümleri, servis
sağlayıcı, otomotiv yan sanayi, sigortacılık,
golf turizmi, sınai inşaat gibi ticari ve sınai
faaliyetlerle devam ediyor. Zeynel Abidin Erdem,
holdingin kuruluş öyküsünü ilginç bir anısını
paylaşarak anlatıyor 1965 yılında İstanbulda,
iyi bir sermaye ve çok profesyonel bir aile
yakınımızla işe başladık. Andından da
Türkiyedeki gelişebilecek ticari fonksiyonları
masaya yatırarak ne üretilmesi, ne ithal
edilmesi, ne satılması, ne ihraç edilmesi, ne
dağıtılması gerektiğine dair bir çalışma yaptık.
Önce dikilmiş, hazır hale getirilmiş tekstil
ürünleri ile başlayarak çok ciddi bir atılım
gerçekleştirdik. Üç yıl sonra yaşadığımız bir
olay, şirketimiz için dönüm noktası oldu. Bir
fabrikadan günlük alınan 100-150 parça tekstil
ürününün miktarı yüzde 10-15 artmaktaydı. Altı
ay sonra dayanamayıp bir araştırma yaptım ki; bu
artışın nedeni, fabrikadaki personelden
kaynaklanan bir yanlışlıkğa dayanıyormuş!
Doğruluk ilkesi ve aileden aldığım tavsiye ile,
firmanın sahibinden randevu istedim ve geç de
olsa bir randevu aldım. Cebimden bir zarf
çıkarıp, sizin için çok basit bir para ama,
malınızın karşılığı olup da bana faturası
kesilmemiş ve fazla olan bedeldir. Ben bunu
haram kabul ediyorum ve size iade ediyorum.
Yanlış da anlamayın, personeliniz başka yere
göndereceğine bize gönderiyor dedim. Şirketin
sahibi daha sonra beni tekrar çağırdı ve
ürünleri neden iade ettiğimi öğrenmek istedi.
Ben de inançlarım, prensiplerim ve doğru hareket
etme adına bunu yaptığımı anlatınca, Bundan
böyle ortalama yüzde 5 oranındaki üretimin
tamamını siz Türkiyeye dağıtacaksınız ve artık
genel distribütörüm olmanızı istiyorum dedi.
Yani, bir cumartesi günü, o fabrikaya üretimin
yüzde 5ini alan adam olarak girdim, iki saat
sonra yüzde 100ünü dağıtan adam olarak çıktım.
Erdem Holdingin hedefleri
Erdem Holding, yüzü geleceğe dönük ve bu
geleceği hayal ettiği şekilde biçimlendirmeye
çalışan bir grup. O nedenle de her gelişmeyi
yakından izliyor ve Türk insanına en iyi hizmeti
vermek için çalışıyor. Geleceğin teknolojisine
layık olmak ve milletimize hizmeti ibadet kabul
ederek aynı prensiplerimizle çalışmaya devam
etmek en büyük hedefimizdir. diyen Zeynel
Abidin Erdem, Erdem Holdingi Devletimizin ve
milletimizin hakkı olan vergileri dürüstçe
ödeyen, kaçakçılık yapmayan, Türkiyede örnek
gösterilen bir şirketiz. Bu sistemli çalışmanın
bir ürünü ve eseridir. Umarız nesiller boyu hep
böyle devam eder. sözleriyle tanımlıyor.
Zeynel Beyin iş hayatındaki başarısının
sırrı
Disiplin, çalışma, takip, sermaye sahibi olma
ve sistemi çok iyi bilmek sayesinde bu noktaya
geldik diyerek açıklıyor başarısının sırlarını
Zeynel Bey ve sihirli kelimeleri başarılı olmak
ve çok çalışmak olarak tanımlarken şöyle devam
ediyor. Benim için iki önemli sözcük daha var:
Hak ve adalet. 1965 yılında iş hayatına
atıldığım günden bu yana bu iki prensip hiç
değişmedi ve temel taşlarımız oldu. Bugün
çocuklarıma ve yeğenlerime de aynı değerlere
sahip çıkmaları konusunda telkinlerde
bulunuyorum.
İş hayatının zorlukları
Zeynel Abidin Erdem, 1965 yılından itibaren her
zaman bilfiil işinin başında olmanın kendilerine
büyük avantajlar kazandırdığını düşünüyor.
Ayrıca yöneticilerine duydukları sonsuz güvenin
de holding adına olumlu bir unsur olduğunu
belirtiyor. Zeynel Abidin Erdemin Ancak
Türkiyenin ekonomik ve politik şartları her an
değişebilir. Bu sebeple tecrübelerimizi
kullanarak, bilgi ve birikimlerimizi
değerlendirerek gelişen olaylara her zaman
proaktif yaklaşıyoruz. Bu da bize her zaman
avantaj sağlıyor ve işimizi kolaylaştırıyor,
sözleri ise Erdem Holdingin iş hayatındaki
zorluklarla nasıl başa çıktıklarının en önemli
kanıtı.
Zeynel Beyin iş dünyasındaki olmazsa
olmazları
Zeynel Abidin Erdem olmazsa olmazlarını
öncelikle Yeniliklere açık olmak ve değişimleri
yakından takip etmek Genpa Telekomunikasyon ve
Erdem Holding için çok önemlidir sözleriyle
açıklıyor ve Şirketimizde her kademeden
yöneticinin ve yönetici adaylarının yeni
teknolojilere vakit kaybetmeksizin çok iyi hakim
olması en önemli prensiptir. Değişim, dünyanın
coğrafi yapısını da değiştirdi. İnternet ve
haberleşme teknolojileri, ülkeler ve insanlar
arasında sınırsız bağların kurulmasına yol açtı.
Bütün sermayesi insanlardan oluşan işletmeler
görüyoruz. Günümüzün karışık iş hayatında,
bireysel olarak hayatta kalabilmenin zor
olduğunu kavramak ve takım çalışmasını organize
etmek önem kazanmıştır diyerek devam eden
sözlerini önemli bir konuya değinerek
noktalıyor: Yeni dünya düzeninde kazananlar,
değişimi dikkate alıp hızla uyum gösterenler
arasından çıkacaktır.
Aile şirketi olmanın yararları
İkiz kardeşi Nezih Bey ile Erdem Holdingi
yöneten Zeynel Bey, aile şirketi olmanın
avantajlarını şöyle anlatıyor İkiz kardeşim
Nezih Bey ile her zaman uyum içinde ve
birbirimize destek olarak çalışırız. Ailemizin
en büyük hazinemiz olduğuna inanırız.
Birbirimizden büyük destek ve kuvvet alırız.
Çocuklarımızı da aynı düzen ve prensipleri devam
ettirecek bilgi ve donanımları hazırlayarak
yetiştiriyoruz. Umarız aile şirketi olmanın
avantajlarını onlar da kullanırlar.
Zeynel Beyin çalışanlarıyla diyaloğu
Genpa bünyesinde çok genç yaşta işe başlayıp
yönetici konumuna gelmiş arkadaşlarımızın sayısı
çoktur, diyerek sözlerine başlıyor Zeynel
Abidin Erdem ve çalışanlarına ailelerinin bir
bireyi gibi davrandıklarını belirtiyor. Onlar
da bu ailenin içinde oldukça önemli bir destek
gördükleri için motivasyonları son derece yüksek
bir şekilde çalışıyor. Yüz yüze görüşemesek bile
bana göndermiş oldukları e-posta mesajlarını her
akşam okurum. Dünyanın neresinde olursam olayım
şirket içinde gelişen olaylardan saat saat
haberim vardır. Arar, konuşurum. Diyaloğumuz
kesintisizdir.
Uluslararası pazarlara açılma
Genpa Telekomunikasyon Nokia, Ericsson,
Motorola, Samsung ve Sony gibi dünya devi bir
çok şirketin Türkiye distribütörü olduğu için
zaten uluslararası çalışmaktayız, diyen Erdem,
Her geçen gün yeni projeler ve yatırımlar
konusunda değerlendirmeler ve ortak toplantılar
yapıyoruz. Dünyadaki teknolojik gelişmeleri en
hızlı şekilde Türkiyeye getirmek adına hiç
durmadan çalışıyoruz. 2006 yılı itibariyle
gerçekleşecek projelerimiz vardır sözleriyle
uluslararası platformdaki hedeflerini özetliyor.
AB yoluna bakış açısı
Zeynel Abidin Erdeme Avrupa Birliği ile ilgili
görüşlerini sorduğumda oldukça ayrıntılı bir
yanıtla karşılaşıyorum. Her biri diğerinden
önemli görüşler bildiren Zeynel Beyin sözünü
bir an olsun kesmeden, can kulağıyla dinliyorum.
Türkiyenin siyaset, politika, ekonomi ve
strateji konularında ufuğu inanılmaz geniş,
büyük, anlamlı ve istikbal vaat edici. Ama
negatif yönden bakılıp da Türkiyenin
konuşulmaya ve yazılmaya başlanan sorunları
araştırıldığında bu sorunların altından
çıkılamaz. Bugün Amerikanın da sorunları çok.
Fransanın, Almanyanın, İngilterenin de
aşılması zor problemleri var. Dolayısıyla sorun
deyip sıralamaya kalktığınız zaman bu
karşınızdaki anlayışın ve kültürün şemsiyesine
sığınmanızı gerektirir. Türkiyeyi eleştirenler
asıl kendi şemsiyelerinin yırtık olduğunu fark
etmeli. AB yolunda ilerlerken sorunsuz bir
Türkiye sloganıyla gözlerimizi geleceğe ve
zirveye dikerek koşma kararlılığımızı ve bunun
devamlılığını sürdürmeyi öneriyoruz. Halkımıza
da aşılamayacak bir sorunumuz yok düşüncesini
aşılayarak, önünde engeli bulunmayan bir Türkiye
yaratma çabası içinde olduğumuzu göstermeliyiz.
Bu sebeple artık sorun bizi durduracak bir
kelime değildir, olmamalıdır. Türkiyeyi AB
üyeliği gündeme geldiği günden itibaren
destekleyen ilk ülke İspanya. İspanya ABye
girmemiz için birinci derecede ABDden sonra en
çok uğraş veren ülke. Dolayısıyla İspanyayı
bizim için vazgeçilmez bir dost olarak
görüyorum. Erdem Holding olarak konuşacak
olursam da, üzerinde çalıştığımız çok sayıda
ortak proje var. Bunların hepsi yakın gelecekte
hayata geçirilecek. Türkiyenin dost ülkelerle
iyi ilişkilerinin korunması, ekonomik ve siyasal
yönden geliştirilmesi, eğitim, öğretim, sağlık
ve diğer katkılarımız yaşadığım sürece devam
edecektir.
Toplumsal sorumluluk faaliyetleri
Erdem Holding, toplumsal sorumluluklarını
kusursuzca yerine getiren bir kuruluş. Bu
sorumlulukların en önemli kanıtı ise Erdem
Eğitim, Kültür, Sosyal Yardımlaşma ve Strateji
Vakfı. 1991 yılında kurulan vakıf, okul ve
hastane kurmak adına faaliyet gösteriyor. Zeynel
Bey, vakfın faaliyetleri ile ilgili şunları
anlatıyor: Türkiyenin bazı şehirlerinde
öğrenci yurtları açılmasına katkıda bulunuyoruz.
Vakfın amaçlarına giren konularla ilgili
stratejik araştırmalar da yapılıyor.
Hedeflerimizden bir tanesi üniversite kurmak.
Tüm birikimimizi böyle bir kuruluşa vakfetme
çabası içersindeyim. Mümkün olur da
gerçekleştirmek nasip olursa Güneydoğu
Anadoluda böyle bir proje kurabilirsem en büyük
mutluluk benim olacak. Türk kültür ve sanatına
da katkılarımız her zaman olmuştur. Mesela,
Erdem Ailesi Sultan II.Abdülhamitin kullandığı
Osmanlı İmparatorluğu'nun resmi damgası "Mühr-ü
Humayun"u 7 Nisan 1998 de Paris'te düzenlenen
bir açık arttırmada satın alarak Türkiye'ye
kazandırmıştı. Böyle bir hatırayı Pariste bir
yabancının edinmesi bizim için hoş olmazdı.
Abdülhamit Hanın bildiğiniz gibi 38 yıl 7 ay 11
gün süren hizmetleri sırasında kullandığı
mühürleri satılıyordu ailesi tarafından. O
mühürlerin bir 3. veya 4. şahıslara ulaşmaması
için Kültür Bakanlığı ciddi bir atak yaptı ve
satın almak istedi. Fakat o anda imkanlar
yetmedi. Yunan asıllı Fransız bir şahsın adına
katılan bir hanımefendi bu Hanımızın tarihe
damga vurmuş mühürlerini almak istedi. Kardeşim
Nezih Erdem ciddi bir atak yaparak açık
arttırmaya daha evvel soktuğu Abdulhamit Hanın
yeğeni ve akrabalarıyla müzayedeyi sürdürmeye
devam etti ve sonuçta Allah bu ülkeye hizmet
etmiş yüce sultanların sonuncusu olan Abdulhamit
Han Hazretlerinin tarihe damga vurmuş
mühürlerini ülkemize getirmeyi nasip etti. Türk
halkına ait olan bu eserleri Topkapı Sarayında
sergilenmek üzere ve ebedi bir hatıra olması
için hediye ettik. Ebristanbul sergisi de aynı
şekilde 2003 yılında Washington DCde
sergilenirken tarafımdan satın alınarak
İstanbula getirilmişti. Bu sene 17 Haziranda
Kültür Bakanı Sayın Atilla Koç makamında ziyaret
edilerek, sergilenen eserler Erdem Ailesi
tarafından yine Topkapı Sarayına hediye
edilmiştir. Geçmişten günümüze yol alırken
kaybolmaya yüz tutan özgün Türk Sanatlarını
güçlendirip teşvik etmenin ve dünyanın her
yerinde tanınmasını sağlamanın Türk sanat ve
kültürüne büyük bir hizmet olacağına inanıyorum.
Türk iş dünyasındaki dostlarımızla da her zaman
bu konuları teşvik edecek yönde sohbetlerimiz ve
telkinlerimiz oluyor.
GenPa ve GSM sektörü
Erdem Holdingin bayrak gemisi olan GenPa,
dünden bugüne gelişimiyle GSM sektöründe en
başından beri önemli bir yer tutuyor. GSM
sektörüne giriş yapan yeni markalarla, servis
operatörlerinin çoğalmasıyla ve teknolojik
değişimin getirdiği yeni yapılarla genişleyerek
büyüyen GenPanın son dönem çalışmalarıyla
ilgili olarak Zeynel Bey şunları söylüyor Son
yıllarda, özellikle bilgisayar alanında
Türkiyede yaşanan büyük gelişmeyi Erdem Holding
bünyesinde ErdemSoft temsil ediyor. Erdem Soft
gerek internet alanında, gerek ticari paket
program yazılımı alanında ve gerekse danışmanlık
ve eğitim hizmetleriyle bugünden ziyade geleceğe
yapılan yatırımı takip ediyor. Günümüzde, klasik
haberleşme sistemleri yerini baş döndürücü bir
hızla dijital ortama bırakırken, günlük
hayatımızı ve alışkanlıklarımızı etkileyecek,
internet-GSM-bilgisayar-radyo-tvnin tek bir
ortamda olduğu, olağanüstü yeni araç ve imkanlar
ortaya çıkıyor. Uydu ve fiberoptik kablolu
sistemler yanında kablosuz iletişim data
transferi, ses ve görüntü transferleri ve GPS
olağanüstü süratli bir gelişme gösteriyor ve
giderek yaygınlaşıyor. Erdem Holding, yüzü
geleceğe dönük ve bu geleceği hayal ettiği
şekilde biçimlendirmeye çalışan bir grup olarak
bu alandaki her gelişmeyi yakından izliyor ve
bunu Türk insanının hizmetine en iyi şekilde
sunmaya gayret ediyor. Bu sene itibariyle Türk
Telekomun özelleştirilmesi ve Telsimin
satışından sonra sektöre büyük bir canlılık ve
hareket geleceğini düşünüyorum. Bu hareketlilik
GSM ve ileri teknolojiyi yakından takip eden
firmaların hepsine yansıyacaktır. Bekleyip
göreceğiz. Bizim hazırlıklarımız tamamlanmıştır.
Yavaş yavaş gündeme getirmeye başlayacağız.
Grubun yeni sektör hedefleri
Zeynel Abidin Erdeme holding olarak hedeflerini
sorduğumuzda ise şöyle bir yanıt alıyoruz:
Erdem Holding Grup Şirketlerinden AGDAŞ
Adapazarı Gaz Dağıtım A.Şye, 7 Ağustos 2003
tarihinden itibaren 30 yıl süre ile Adapazarı
Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde doğal gaz
dağıtım faaliyeti yapmak üzere Enerji Piyasası
Düzenleme Kurulu Tarafından Dağıtım Lisansı
verilmiştir. Bu sektörde gelecek yıl itibariyle
bir takım gelişmelerimiz olacak.
Genpa dışındaki faaliyetler
Erdem Holding, GSM sektörünün dışında da
faaliyetlerle uğraşıyor. İnşaat ve sigorta gibi.
Zeynel Bey, sigortacılık olgusunu çok yakından
takip edemediğini söylüyor. O nedenle de bu
alanda yapılan çalışmaları güvendiği insanlara
teslim etmeyi tercih etmiş. Türkiyenin
sigortacılık alanında daha çok yol katedeceğini
belirten Zeynel Abidin Erdem, inşaat sektöründe
de köklü firmalarının bulunduğunu söylüyor.
Sektörle ilgili ihalelerde ise genelde devlet
ihalelerini değil de özel sektörle ilgili
olanlara girmeyi tercih ettiklerini vurguluyor.
Bu özel sohbet için Zeynel Beye sonsuz
teşekkürler...
|