Kibar Holdig Yönetim Kurulu Başkanı

Ali KİBAR:

‘Türkiye için Avrupa Birliği bir kartvizit olacaksa hiç olmasın’



Ağırlıklı olarak otomotiv sektörüyle tanınan Kibar Holding, diğer alanlarda da önemli atılımlar yapıyor. Alüminyum bunlardan biri. Bu amaca yönelik İzmit’te yeni bir tesis kuran holding, folyo yapımına kadar birçok ürünün üretimini bu tesislerde gerçekleştiriyor.

Türkiye’nin yüz akı kuruluşlarından biri olan Kibar Holding, 4200 çalışanı ile dev bir isim aynı zamanda. İlave yatırımlarla bu sayıyı 5000’nin üzerine çıkarmayı hedefleyen holding, bir iş yerinden çok sıcak bir aile yuvasını anımsatıyor. Çünkü, bu holdingte her bireye ayrı ayrı önem veriliyor. Hatta, yıl içinde çalışanların ailelerine ziyaretler bile gerçekleştiriliyor. Böylesine sıcak ve samimi bir çalışma ortamının sağlanmasında Holding Başkanı Ali Kibar’ın çok önemli bir payı var. Böylesine önemli değerlere sahip olan Ali Kibar ile hem yöneticiliği hem de Kibar Holding üzerine bir sohbet gerçekleştirdik. Kendisi de bizleri kırmadı ve ofisinde ağırladı. Röportaj boyunca mütevazı yapısı, kibarlığı ile bizleri kendisine hayran bırakırken içten yanıtlarıyla da sohbetimize renk kattı.

Kibar Holding’in prensipleri…
Kibar Holding, hem sanayi hem ticari aktivitelerde bulunan bir kuruluş. Bu özelliğini, aynı zamanda global yarış içinde yer alarak göstermek isteyen Holding, bu amacını gerçekleştirebilmek için birtakım prensipler benimsemiş. Öncelikli prensiplerinin kademe kademe gelişme sağlamak ve iyileştirme çalışmaları yapmak olduğunu belirten Ali Kibar, ‘Dürüst olmak, doğru olmak, etik olmak, istikrarlılık, uzun vadede öngörü sahibi olabilmek, kısa vadede ise işleri doğru şekilde yönlendirebilmek gibi unsurları Kibar Holding’in diğer prensipleri arasında sayıyor.

Olmazsa olmazlar…
Ali Kibar, holdinglerini bir aile yuvası olarak tanımlıyor ve bu holdingten kendi arzusuyla ayrılmak isteyenlerin çok nadir olduğunu belirtiyor. Kibar, holding olarak olmazsa olmazlarını ayrıca ‘Herkesle uzun vadeli çalışırız ve her çalışanımız tamamen içlerinden gelen bir hareketle birbirleriyle yarışa girerler. Zaten bu tür durumlar zorlamayla olmaz, istemek gerekir. Yöneticiler ise çalışanlarına karşı hoşgörülü olmalıdır. Çalışanlara bu şekilde bir yaklaşımda bulunmak en sağlıklı yöntem ki, holding bünyemizde yer alan insanlardan herhangi bir şikayet duymamanızın nedenlerinden biri de budur” sözleriyle açıklıyor. Kaliteden taviz vermemek ve taahütlere uymak olmazsa olmaz ilkelerinin önemli birer parçaları.

Aile şirketi olmanın zorlukları…
Kibar Holding bir aile şirketi. Ali Kibar bu faktörün zaman zaman zorluklar yaşattığını söylemekle birlikte artık yönetiminde aile şirketi olgusunu kaldırmaya çalıştıklarını belirtiyor. Hatta Kibar Holding’te daha çok kurumsal yönetici ilkeleriyle hareket edilmeye çalışılıyor. “Aile şirketinde dikkat edilmesi gereken en önemli noktalar; paylaşım içinde olabilmek ve aile üyelerinin her birini hissedar olarak görebilmek, cevap verebilme ve sorgulanma yükümlülüğünü her zaman sırtınızda taşıyabilmek. Keyfinize göre hareket edemezsiniz. Çünkü böyle davrandığınız takdirde sizinle birlikte yola çıkan insanlara da zarar vermiş olursunuz.” diyen Ali Kibar, kurumsallaşma yolunda ilerleseler de bir aile şirketinde olması gerekenleri bu şekilde sıralıyor.

Türkiye’de otomotiv sektörü
Daha çok otomotiv sektörüyle tanınan Kibar Holding, diğer alanlarda da önemli atılımlar yapıyor. Bu amaç doğrultusunda yeni yatırım planları yapılmaya da devam ediyor. Biz ise Ali Bey ile sohbetimizi otomotiv sektörü üzerine sürdürüyoruz. Ali Kibar, öncelikle Avrupa’nın önemli bir ticaret merkezi haline geleceğini söylüyor, 5 yıl içinde ise bunun yansımalarını göreceğimizi belirtiyor. Ayrıca, otomotiv sektörünün birkaç yıl içinde ihracatta bugün lider konumda olan tekstil sektörünün önüne geçeceğine inanıyor. “Yurtiçinde, krediler sayesinde iyileşme sağlandı. En büyük sıkıntımız vergilerin çok yüksek olması. Ama önümüzdeki yıllarda bu konuda da iyileşme sağlanacağını öngörüyorum.” diyerek sözlerine devam eden Ali Kibar, tüketicinin rahatlıkla otomobil almasını sağlamanın kaçınılmaz olduğunu savunuyor. Bu amaç için çalıştıklarını vurgularken de ‘Araç lüks değil, bir ihtiyaç. Bu konuda Avrupa standartlarının bir hayli gerisindeyiz.” demeyi ihmal etmiyor.

Yeni bir model geliyor…
Şu anda özellikle Hyundai ile Türkiye pazarındaki ilk 3-4 firma arasında bulunan Kibar Holding, gerçekleştirecekleri satışlarla 2005 yılını 3. konumda yer alarak bitirmeyi hedefliyor. Holding’in otomobil tutkularına bir de sürprizi olacak. Aralık ayında yeni bir modelin üretimine başlayacaklarını söyleyen Ali Kibar ‘Bu modelle Avrupa’ya ihracat yapmayı hedefliyoruz. Çok cici bir model olacak. Tam bayanlara göre.’ açıklamasını yaparken çağın gereksinimine paralel, her kademede güzel modeller geliştirdiklerini belirtiyor.

İleriye yönelik hedefler…
Kibar Holding, alüminyum sektöründe de oldukça önemli bir konuma sahip. Şu anda, Avrupa’da 7. büyük kuruluş olan Kibar Holding, İzmit’teki yeni tesisiyle 2 yıl içinde kapasitesini artırarak 4. sıraya yükselmeyi planlıyor. Yeni tesisle ilgili olarak ‘Burada, folyo dahil her tür üretimi yapmak mümkün. Son derece modern bir tesis.’ derken Ereğli, ortak girişim grubunun çalışmalarıyla ilgili olarak da şunları söylüyor ‘Bu konuda aktif bir rol aldık. Erdemir, Türkiye’nin pırlanta yüzük değeri taşıyan kurumlardan biri. Bu değeri yerli sermayedarler olarak sahiplenmemiz gerekiyor Yoksa yabancı sermayeye geçtiği takdirde zarar görebilir.

Eğitime büyük katkı…
Kibar Holding, sosyal sorumluluk konusunda da önemli çalışmalar yapan bir kuruluş. Özellikle de eğitim konusunda. Ali Kibar, bu alanda yaptıkları çalışmaları şöyle anlatıyor ‘Belli yörelerde, maddi imkanı olmayan öğrencilerin tüm eğitim masraflarını karşılıyoruz. Bunun yanı sıra vakfımız var. Engellilerle ilgili değişik programlar düzenliyoruz, araçlar veriyoruz. Mümkün olduğunca yardımın nihai noktaya ulaşmasına dikkat ediyoruz. Listeleri tedarik ettiriyoruz. Çünkü, yaptığımız iş doğru bir şekilde hedefine ulaşmalı. Eğitimin dışında Türkiye’nin ilk organ nakli hastanesini yaptırdık.’ Ali Kibar, eğitim konusunda Türkiye’nin yetersiz olduğunu düşünüyor. ‘Öğrenciler önce normal eğitim yaşamında verilen bilgilerin yararını görmeli. Lisan öğrenmekle ilgili sorunlar da var. Sadece, İngilizce değil, diğer yabancı dillere de önem verilmeli. Hatta bu konuda Anadolu’da da çalışmalar yapılmalı. Çünkü, Türkiye’nin her köşesinde eğitim kalitesini yükseltmemiz gerekiyor. Eğitime önem verildiği takdirde büyük kentlere göç de engellenmiş olur. Çünkü, çoğunluk eğitim kaygısından büyük kentlere göç ettiğinden kendi şehrine hizmet veremiyor. Büyük şehirlere gelip büyük şehirlerde de kalıyor.’ sözleriyle eğitimle ilgili düşüncelerine son noktayı koyuyor.

Avrupa Birliği…
Ali Kibar, ‘AB bir kartvizit olacaksa hiç olmasın’ diyerek sözlerine başlıyor ve şöyle devam ediyor ‘Avrupa Birliği’ne üye olmak illa gerekli değil. Ama ülkemizin içindeki yaşam standartlarının gelişmesine ön ayak olması açısından faydalı. Ayrıca, belli bir hedefe ulaşmak, iç politikamızdaki argümanları kuvvetlendirmek bakımından da önem taşıyor. Konuya, Avrupa Birliği üyesi olmaktan çok Avrupa ya da Amerika’daki standartları yakalamak açısından bakmak gerekir. Türkiye’nin üyeliği konusunda müzakerelerin sert geçeceğini düşünüyorum ama sonuç almamız çok uzun sürmeyecektir. 10 yıl içinde her şey güzelce yerine oturacaktır. Ama 10 yıl sonra Türkiye’nin üye olup olamayacağını söylemek biraz zor.’ Avrupa Birliği’nin Türkiye gibi bir ülkeye, genç bir nesile ihtiyacı olduğunu belirten Ali Kibar, AB kartviziti almadan da Avrupa’da yatırımlar yapılmasının mümkün olduğunu belirtiyor.

Ali Bey’in tercihleri…
Ali Kibar günlük yaşamında da ekonomiyi yakından takip eden bir işadamı. Ekonomi ile ilgili en son gelişmeleri Ntv, CNN ve Cnbc-e kanallarından almayı tercih ediyor. Kibar Holding ile ilgili basında çıkan haberleri ise kendi bünyelerindeki PR gruplarından temin ediyor.

Sosyal hayat
Sosyal hayat için akşamları zaman ayırmaya çalışıyor. İşten vakit bulup da tatil yapabildiği zamanlar ise genelde bayram tatilleri. Çok fazla kalabalığın olmadığı yerleri tercih ediyor. Kapadokya, Efes Harabeleri, Antalya, Bodrum, Kıbrıs, Göcek sevdiği yerler… Yurtdışında tatil yapmayı da seviyor. Tatil dışında da yurtdışına sık sık seyahatleri oluyor. Arkadaşlarıyla dışarı çıkarak kafa dağıtmaya vesile olarak görüyor ve bu zamanlarda ya da evinde kesinlikle iş konuşmuyor. Bir de kışın kayak yapmayı çok seviyor.

Ve futbol
Ali Bey ile sohbetimizi futbol konuşarak sonlandırıyoruz. Kendisi her ne kadar polemiğe yol açmamak için öncelikle gülümseyerek milli takımı tuttuğunu söylese de sonunda Beşiktaşlı olduğunu öğreniyoruz…

Ali Bey bu sıcak sohbet için çok teşekkürler..